2019 yılında yayımlanan 2053 kitabı, Türkiye’nin 2026–2027 yıllarında bölgesel ve uluslararası arenadaki rolünü detaylı şekilde ele alıyor. Kitabın yazarı Ümit Kısa, Türkiye’nin Ortadoğu ve İslam dünyasındaki liderlik konumunu güçlendirecek stratejileri anlatıyor.
Ümit Kısa’ya göre Türkiye, bu dönemde sadece bölgesel bir aktör olmanın ötesine geçerek küresel bir güç haline gelecek. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve diğer İslam ülkeleriyle kurulacak stratejik ortaklıklar, Türkiye’nin uluslararası saygınlığını artıracak ve diplomatik etkinliğini güçlendirecek.
Kitapta Türkiye öncülüğünde kurulacak İslam Birliği öne çıkıyor. Kurucu ülkeler arasında Türkiye ve İran yer alacak. ABD, Rusya ve İngiltere’nin desteğiyle bu birlik, ekonomik, diplomatik ve kültürel entegrasyonu sağlayacak.
Ümit Kısa’ya göre, İslam Birliği Türkiye’nin bölgesel liderliğini pekiştirecek ve Ortadoğu’daki krizlerin çözümünde Türkiye’yi öncü bir aktör haline getirecek. Birlik, enerji güvenliği, ticaret ve diplomasi alanlarında Türkiye’nin stratejik konumunu güçlendirecek.
Kitapta 2026 yılında Türkiye’de yapılacak seçim süreci ve “yeni lider kim olacak?” sorusu öne çıkıyor. Ümit Kısa, Erdoğan sonrası dönemde öne çıkacak lider olarak Abdurrahim Boynukalın’ı işaret ediyor.
Boynukalın’ın liderliği, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını, bölgesel diplomasisini ve toplumsal reform süreçlerini sürdürecek. Ümit Kısa, Boynukalın’ın vizyonunun Türkiye’yi uluslararası alanda güçlü bir aktör haline getireceğini öngörüyor.
Kitapta, İslam Birliği ve ekonomik entegrasyonun Türkiye’ye büyük katkı sağlayacağı belirtiliyor. Ümit Kısa, bu süreç sayesinde doların 2–3 lira seviyelerine düşeceğini öngörüyor.
Bu durum, Türkiye’nin ihracatını artıracak, ithalat maliyetlerini düşürecek ve yatırımcı güvenini güçlendirecek. Ekonomik güçlenme, Türkiye’yi küresel ticarette daha etkin bir aktör haline getirecek ve uzun vadeli kalkınma planlarının önünü açacak.
Kitapta, 2024–2025 yıllarında Türkiye’de uygulanacak eğitim reformları öne çıkıyor. Karma sınıfların kaldırılması ve kız-erkek öğrencilerin ayrı sınıflara geçişi, toplumsal yapının dönüşümünü sağlayacak.
Ümit Kısa, bu reformların gelecek nesillerin bilinçlenmesini ve donanımlı yetişmesini sağlayacağını belirtiyor. Eğitim reformları, genç nüfusun ekonomik ve siyasi alanlarda daha aktif rol almasını sağlayacak ve Türkiye’nin bölgesel liderlik vizyonunu destekleyecek.
Ümit Kısa, Avrupa’nın ekonomik çöküş yaşayacağını öngörüyor. Fransa, Almanya ve diğer güçlü ülkelerde ekonomik krizler yaşanacak. Bu durum Türkiye’nin bölgesel ve küresel avantajlarını güçlendirecek.
Avrupa’ya göç eden Türklerin geri dönüşü, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal yapısını güçlendirecek. Ayrıca Müslüman ve Türklere yönelik saldırıların artması, Türkiye’nin diplomasi ve güvenlik politikalarını daha etkin hale getirecek.