ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni Epstein belgelerindeki ses kaydında, İsrail eski Başbakanı Barak’ın Yahudiliğe kitlesel geçişle ilgili gizli planları ortaya çıktı. İşte detaylar…
ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin yayımladığı yeni belgelerde yer alan bir ses kaydı, İsrail eski Başbakanı Ehud Barak’ın Epstein ile yaptığı konuşmaları yeniden tartışmaya açtı.
Haber Metni:
ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin yeni belgeler, İsrail eski Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasında geçtiği belirtilen bir telefon görüşmesine ait ses kaydını gündeme taşıdı.
Söz konusu kayıtta Barak’ın, Ortodoks Hahambaşılığı’nın Yahudiliğin tanımı üzerindeki tekelinin kırılması gerektiğine dair ifadeleri dikkat çekti. Barak’ın, Yahudiliğe geçişlerin daha esnek hale getirilmesi gerektiğini savunduğu ve bu konuda “kitlesel geçişlerin” önünün açılmasını önerdiği duyuldu.
Ses kaydında Barak’ın, “Sofistike ve incelikli bir biçimde Yahudiliğe kitlesel geçişin önünü açmamız gerekiyor” ifadelerini kullandığı, İsrail’in geçmişte yaşadığı göç dalgalarına atıfta bulunarak yeni göçlere daha açık olunabileceğini söylediği aktarıldı.
Barak’ın kayıtta ayrıca, Sovyetler Birliği’nden İsrail’e göç eden yaklaşık bir milyon kişinin ülkeyi köklü biçimde değiştirdiğini belirterek, “Putin’e hep şunu söylerdim: İhtiyacımız olan sadece bir milyon daha” dediği duyuldu.
Telefon görüşmesinin ne zaman yapıldığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Ehud Barak’ın 2015-2016 yıllarında Epstein ile birden fazla kez görüştüğü ve Epstein’ın New York’taki malikanesine giriş çıkışlarının daha önce basına yansıdığı biliniyor.
Epstein Dosyası Yeniden Gündemde
Reşit olmayan çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu.
Dava dosyalarında Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak ve Al Gore gibi birçok tanınmış ismin adının geçmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı, Epstein’in hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını ve “müşteri listesi” tutulduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığını açıklamıştı.