Husilerin İsrail’e füze atarak savaşa dahil olması, küresel petrol akışının yüzde 10’unun geçtiği stratejik Babül Mendeb Boğazı’nı yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. İşte detaylar…
Husiler Babül Mendeb’de Kriz Tehdidi Yaratıyor
İsrail-ABD-İran savaşının devam ettiği ortamda, Husilerin 28 Şubat’ta başlayan çatışmalara dün İsrail’e füze saldırılarıyla dahil olması, gözleri Babül Mendeb Boğazı’na çevirdi. Henüz doğrudan bir adım atılmasa da, Husilerin Yemen tarafındaki kıyı şeridinin büyük kısmını kontrol etmesi ve daha önce füze ile İHA saldırılarıyla gemileri hedef alması, olası bir kriz sinyali olarak değerlendiriliyor.
Kızıldeniz’in güney ucunda, Arap Yarımadası ile Afrika arasında yer alan Babül Mendeb Boğazı, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayarak Asya, Afrika ve Avrupa’yı deniz ticaretinde birbirine bağlıyor. En dar noktası 26 kilometre olan boğaz, Süveyş Kanalı ile küresel ticarette kritik bir koridor görevi görüyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne göre buradan günlük yaklaşık 4 milyon varil petrol geçiyor; bu da dünya enerji akışında 300-350 milyon dolarlık bir hacme tekabül ediyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin ardından Babül Mendeb’de olası bir kesinti, Süveyş hattını kullanan gemileri Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönlendirecek ve sefer sürelerini 10-15 gün uzatarak ek maliyetler yaratacak. Husilerin elinde stratejik limanlar ve kıyı şeridi bulunması, Kızıldeniz’deki ticari gemi trafiği açısından riskleri artırıyor. Haziran 2025’te İngiltere Deniz Ticaret Örgütü, Babül Mendeb ve Aden Körfezi’ndeki ABD bağlantılı gemiler için yüksek tehdit uyarısında bulunmuştu.