İstanbul’un köklü ilçelerinden Fatih’te dünyaya gelen ve özellikle Karagümrük semtinde “Dayı” lakabıyla bilinen Salih Nejat Kurtulmuş, 28 Şubat Cumartesi günü düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Mahalle sakinleri, dostları ve yakın çevresi, Kurtulmuş’u yalnız bırakmadı.
Gençlik yıllarında Ülkü Ocakları çatısı altında yer alan Kurtulmuş, 1990’lı yılların sert siyasi atmosferinde cezaevi süreci yaşamış isimler arasında yer aldı. Türkiye’nin yakın tarihinde iz bırakan dönemlerde, uzun yıllar farklı cezaevlerinde kaldı.
Başta Ulucanlar Cezaevi olmak üzere Mamak, Kandıra, Metris ve Silivri Cezaevlerinde bulunan Kurtulmuş, cezaevi operasyonları ve disiplin süreçlerinin yoğun yaşandığı yıllara içeriden tanıklık etti. 2000 yılında “Rahşan Affı” kapsamında tahliye edilse de kısa süre sonra yeniden tutuklandı. 2012’de özgürlüğüne kavuşan Kurtulmuş, 2025’in son aylarında tekrar cezaevine girmişti.

Salih Nejat Kurtulmuş, yalnızca siyasi geçmişiyle değil, eski İstanbul’un kabadayı kültürünün son dönem temsilcilerinden biri olarak da anıldı. İsmi, dönemin bilinen isimlerinden Hüseyin Başak ile birlikte zikredildi. Özellikle 80’li ve 90’lı yılları yaşayan kesim için tanınan ve saygı duyulan bir figürdü.
Cezaevi yıllarının ardından İstanbul’da ticaretle uğraşan Kurtulmuş, otomotiv sektöründe faaliyet gösterdi. Çevresinde sözünün eri, yardımsever ve vefalı kişiliğiyle biliniyordu. Mahalle kültürüne olan bağlılığı ve sahiplenici karakteri, onu Karagümrük’te farklı bir konuma taşıdı.
Milliyetçi kimliğini hayatı boyunca koruyan Kurtulmuş’un Milliyetçi Hareket Partisi’ne olan bağlılığı da yakın çevresi tarafından biliniyordu.
Bir çocuk babası olan Salih Nejat Kurtulmuş, 28 Şubat Cumartesi günü sevenlerinin duaları eşliğinde uğurlandı. Onu tanıyanlar, mücadeleyle geçen bir ömrü ve semt kültürüne bağlı bir karakteri hafızalarında yaşatacak.