Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre iki iş insanının teklifleri arasında 5 milyon dolarlık fark bulunuyor. Ancak her iki teklifin de yalı için belirlenen 55 milyon dolarlık satış bedelinin altında kalması dikkat çekiyor.
İstanbul Boğazı’nın gözde noktalarından Kanlıca’da bulunan ve Süreyya Yalçın’ın ailesine miras kalan tarihi yalı, milyon dolarlık tekliflerle yeniden gündemde. Satış fiyatı 55 milyon dolar olarak belirlenen tarihi yapı için Mardinli iş insanı Murat Akkuş’un 35 milyon dolarlık teklif sunduğu öğrenildi.
Yüksek değerli gayrimenkul piyasasında dikkat çeken gelişme, Akkuş’un tarihi yalıyı yerinde görmesinin ardından yaşandı. Yapının Boğaz’a hakim konumu ve tarihi dokusundan etkilendiği belirtilen Akkuş’un, satın alma girişimini Körfez Investment Holding çatısı altında değerlendirdiği ifade ediliyor.
Yalı için daha önce yaklaşık 70 milyon dolar seviyesinde bir fiyat talep edildiği, ancak uzun süre beklenen satışın gerçekleşmemesi üzerine rakamın 55 milyon dolara indirildiği belirtiliyor. Buna karşılık gelen 35 milyon dolarlık teklif, satış fiyatı ile teklif arasındaki 20 milyon dolarlık fark nedeniyle pazarlığın boyutunu da ortaya koyuyor.
Kanlıca’daki tarihi yapı için gündeme gelen isim yalnızca Murat Akkuş değil. Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’nın da yalıyla ilgilendiği ve 30 milyon dolar seviyesinde teklif sunduğunun iddia edilmesi, satış sürecine yeni bir boyut kazandırdı.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre iki iş insanının teklifleri arasında 5 milyon dolarlık fark bulunuyor. Ancak her iki teklifin de yalı için belirlenen 55 milyon dolarlık satış bedelinin altında kalması dikkat çekiyor.

Bu tablo, tarihi yapının yeni sahibinin kim olacağından önce hangi bedelle el değiştireceği sorusunu da gündeme taşıdı. Mülk sahiplerinin teklifleri değerlendirerek yeni bir pazarlık sürecine girip girmeyeceği merak ediliyor.
Yalı, iş insanı Faruk Yalçın’ın 2008 yılında hayatını kaybetmesinin ardından mirasçılarına kaldı. O tarihten bu yana tarihi yapı, İstanbul Boğazı’nın en yüksek bedelli gayrimenkullerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Satış sürecinde başlangıçta 70 milyon dolar civarında bir beklenti oluşurken, alıcı bulunamaması sonrasında fiyat 55 milyon dolara çekildi. Yeni teklifler ise belirlenen satış bedelinin önemli ölçüde altında gerçekleşti.
Kanlıca’daki yalı, sahip olduğu mimari özelliklerle de diğer Boğaz yapılarından ayrılıyor. Zemin katı kâgir ve tonozlu olan yapının üst iki katında ahşap bağdadi tekniğinin kullanıldığı belirtiliyor.
Art Nouveau etkilerinin görüldüğü tarihi yapının mimarisinde eklektik ve köşk tipi anlayış öne çıkıyor. Denize sıfır konumda bulunan yalının yaklaşık 58 metre uzunluğunda rıhtımı bulunuyor. Yapının altında ise tarihi bir kayıkhane yer alıyor.
Cephesindeki kulemsi çıkıntılar ve simetrik planı, yalıya karakteristik bir görünüm kazandırıyor. Boğaz’ın kıyısındaki konumu ise yapının hem tarihi hem de ticari değerini artıran en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Kanlıca’daki tarihi yalı için ortaya çıkan rakamlar, İstanbul’un lüks gayrimenkul piyasasındaki yüksek değerleri bir kez daha gündeme getirdi.
Murat Akkuş’un 35 milyon dolarlık teklifinin yanı sıra Hamdi Ulukaya’ya ilişkin 30 milyon dolarlık teklif iddiası, satış sürecinde yeni bir hareketlilik oluşturdu. Şimdi asıl merak edilen, 55 milyon dolarlık satış beklentisinin aşağı çekilip çekilmeyeceği.
Milyon dolarlık pazarlığın sonucunda tarihi yalıya kimin sahip olacağı kadar, tarafların hangi rakamda anlaşacağı da İstanbul iş ve gayrimenkul çevrelerinde yakından takip ediliyor.