Açıklamasının sonunda Başakşehir’de yaşanan saldırıyı kınayan Bakırcı, hayatını kaybeden Eslem Sare Bulut’un ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere ise acil şifalar diledi.
İstanbul Başakşehir’de bir okulda yaşanan ve bir öğrencinin hayatını kaybetmesi, çok sayıda öğrencinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bıçaklı saldırı, eğitim ortamlarında güvenlik ve çocukların şiddetten korunması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan olayın ardından Yüksek İnşaat Mühendisi Osman Nuri Bakırcı, çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Bakırcı, yaşanan olayın yalnızca okul sınırları içerisinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, çocukların şiddetle kurduğu ilişkinin aileden başlayarak eğitim ortamına kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı.
Başakşehir’de yaşanan acı olay nedeniyle hayatını kaybeden öğrenci Eslem Sare Bulut için başsağlığı dileğinde bulunan Bakırcı, yaralanan öğrenciler için de acil şifalar temennisinde bulundu.
Şiddetin çocukların eğitim hayatının bir parçası hâline gelmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Bakırcı, okulların korku ve endişeyle anılan yerler olmaması gerektiğini söyledi. Bakırcı’ya göre öğrencilerin okula yalnızca akademik başarı kazanmak için değil, sosyal ve insani değerleri öğrenmek için de gittikleri unutulmamalı.
Bakırcı, çocuklara öfkeyi kontrol etmenin, anlaşmazlıkları konuşarak çözmenin ve karşısındaki kişiye zarar vermeden sorunları ifade etmenin küçük yaşlardan itibaren öğretilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Bir çocuğun güçlü olması, karşısındaki kişiye zarar vermesiyle ölçülmemelidir. Asıl güç, insanın öfkesini kontrol edebilmesi ve yaşadığı problemi şiddete başvurmadan çözebilmesidir” değerlendirmesinde bulunan Bakırcı, bu anlayışın hem ailede hem de okulda desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Okul şiddetinin önlenmesinde ailelerin rolüne özellikle dikkat çeken Bakırcı, çocukların yalnızca kendilerine verilen öğütlerden değil, ev ortamında gördükleri davranışlardan da etkilendiğini söyledi.
Ailelerin çocuklarının yanında öğretmenleri veya okul yöneticileriyle ilgili tehditkâr ya da öfkeli ifadeler kullanmaması gerektiğini belirten Bakırcı, yaşanan sorunların karşılıklı iletişim ve sağduyuyla çözülmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
Bakırcı, öğretmenlerin çocukların eğitimindeki rolü ile ailelerin sorumluluğunun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, “Öğretmen, aile ve okul yönetimi aynı çocuğun geleceği için çalışıyor. Bu nedenle tarafların karşı karşıya gelmesi yerine ortak bir zeminde buluşması gerekiyor” mesajını verdi.

Çocukların davranışlarını şekillendiren en önemli unsurlardan birinin aile ortamı olduğuna işaret eden Bakırcı, yetişkinlerin kendi davranışlarıyla çocuklara örnek olması gerektiğini vurguladı.
Ev içerisinde öfkenin, hakaretin ve şiddetin normalleştirilmesinin çocukların davranışlarına yansıyabileceğini belirten Bakırcı, ebeveynlerin “şiddet uygulama” uyarısının yanında kendi davranışlarıyla da sağlıklı iletişim modelini göstermesi gerektiğini söyledi.
Bakırcı, çocukların yaşadığı sorunların erken dönemde fark edilmesinin de önemli olduğunu belirterek, davranış değişikliklerinin aile ve okul tarafından dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Okullarda güvenliğin sağlanmasının yalnızca fiziksel tedbirlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini dile getiren Bakırcı, öğrencilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının da takip edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Öğretmenler, veliler, okul yönetimleri ve rehberlik birimleri arasında güçlü bir iletişim kurulmasının çocukların yaşadığı problemlerin büyümeden fark edilmesine katkı sağlayacağını belirten Bakırcı, öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri güvenli iletişim kanallarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Bakırcı, eğitim ortamlarında başarı kavramının yalnızca sınav sonuçları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de vurgulayarak, empati, sabır, saygı, sorumluluk ve hoşgörünün çocukların gelişiminde en az akademik başarı kadar önemli olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin geleceğinin bugünün çocuklarına emanet olduğunu belirten Osman Nuri Bakırcı, yaşanan acı olayın toplum açısından önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bakırcı, hiçbir çocuğun okula giderken güvenliği konusunda endişe yaşamaması gerektiğini belirterek, ailelere, öğretmenlere ve eğitim yöneticilerine ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda Başakşehir’de yaşanan saldırıyı kınayan Bakırcı, hayatını kaybeden Eslem Sare Bulut’un ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere ise acil şifalar diledi.
Bakırcı, çocukların geleceğinin güvenli eğitim ortamlarından geçtiğini belirterek, şiddetin yerine iletişimin, öfkenin yerine anlayışın ve çatışmanın yerine çözüm kültürünün yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çocuklarımızın geleceğini korumak istiyorsak onlara yalnızca bilgi değil, insan olmanın değerlerini de öğretmeliyiz. Okullarımız çocuklarımızın korktuğu değil, kendini güvende hissettiği, öğrendiği ve geleceğe hazırlandığı yerler olmalıdır.”